Bakır Bileklik Ağrıyı Azaltıyor mu? İşte Bilimsel Gerçekler - CU29

Bakır Bileklik Ağrıyı Azaltıyor mu? İşte Bilimsel Gerçekler - CU29

“Bakır bileklik taktığımda ağrım azalıyor.”

Bu sözü yıllardır söyleyen çok insan var. Özellikle el, bilek ve eklem ağrıları nedeniyle bakır bileklik kullananlar arasında bu deneyimi anlatanlara sık rastlanıyor.

Buna karşı verilen cevap ise çoğu zaman çok kesin:

“Bakır bileklik ağrıyı azaltmaz.”

Peki bilim gerçekten bu kadar kesin konuşmamıza izin veriyor mu?

Bakır bilekliklerin artrit tedavisinde etkili olduğunu gösteremeyen kontrollü insan çalışmaları var. Bunu göz ardı edemeyiz. 2009 ve 2013 yıllarında yapılan iki araştırmada, grupların ortalamasına bakıldığında bakır bileklik plasebodan daha güçlü bir ağrı azaltıcı etki göstermedi.

Ama hikâye burada bitmiyor.

Çünkü başka çalışmalar bize üç önemli şey söylüyor: Bakır metalinden bakır ayrılabiliyor, bakır insan derisine girebiliyor ve bazı deneylerde bakır iyonlarının ağrıyla ilişkili biyolojik etkileri görülüyor.

Bakır bileklik ciltte tamamen hareketsiz durmuyor

1976 yılında doğrudan bakır bileklikler üzerinde yapılan bir araştırmada, insan terinin metalik bakırdan bakır çözebildiği görüldü.

Aynı çalışmada kullanılan bileklikler zamanla tartıldı. Yaklaşık 50 günlük kullanım sonunda bazı bilekliklerde 80-90 mg civarında ağırlık kaybı ölçüldü. Bu miktarın tamamının vücuda geçtiğini söylemek elbette doğru değil. Bir kısmı terle, sürtünmeyle veya başka yollarla kaybolabilir.

Ama çalışma önemli bir noktayı açıkça gösteriyor:

Bakır bileklik kullanıldığında yüzeyinden bakır ayrılabiliyor.

Bu durum, gerçek bakır bileklik kullananların zaman zaman ciltlerinde gördüğü yeşilimsi izin nedenlerinden biri. Bunun ne anlama geldiğini merak ediyorsanız Bakır Bileklik Yeşil İz Bırakır Mı? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Bakır bileklikten ayrılan bakır deriye girebilir mi?

Burada elimizde insanlarla yapılmış araştırmalar var.

2006 yılında araştırmacılar metalik bakırı doğrudan insan derisi üzerinde inceledi. Bakırın yalnızca yüzeyde kalmadığını, zaman içinde derinin daha alt tabakalarına ilerleyebildiğini gördüler.

2022 yılında yapılan başka bir araştırmada ise yüksek oranda bakır içeren metal parçalar yapay ter ve deriyle temas ettirildi. Bu çalışmada da bakırın deriye girebildiği ve deriyi geçebildiği ölçüldü.

Yani “Metalik bakır ciltte durur, deriye hiçbir şekilde geçmez” demek eldeki araştırmalarla uyuşmuyor.

Bakır bilekliğiniz zamanla matlaşabilir veya kararabilir. Bu da bakırın doğal yüzey değişimlerinden biridir. Bilekliğinizi eski görünümüne getirmek isterseniz “Bakır Bileklik Nasıl Temizlenir? Dakikalar İçinde Sonuç Veren 3 Yöntem” başlıklı yazımızdaki pratik yöntemlere göz atabilirsiniz.

Bakır bileklikten deriye giren bakırın ağrıyla ilgisi olabilir mi?

Asıl merak edilen nokta burası.

Bakırın deriye girmesi tek başına “bakır bileklik ağrıyı azaltır” demek için yeterli değil.

Fakat bakır iyonlarının ağrı sistemi üzerinde etkili olabileceğini gösteren deneysel çalışmalar bulunuyor.

2013 yılında yapılan bir hayvan çalışmasında bakır tuzları verilen farelerde ağrı tepkisinin azaldığı bildirildi. Araştırmada ölçülen azalma kullanılan koşullara göre yaklaşık %28 ile %57 arasında değişiyordu. 2018'de yayımlanan başka bir deneyde de bakır verilmesiyle ağrı tepkisinde azalma görüldü.

Burada önemli bir ayrım var.

Bu çalışmalar bakır bileklik çalışmaları değil. Farelere bakır verilerek yapılmış deneyler. Bu nedenle sonuçları doğrudan “Bakır bileklik de aynı etkiyi yapar” şeklinde okuyamayız.

Ama başka bir şeyi söyleyebiliriz:

Bakır iyonlarının canlı dokuda ağrı süreçleriyle hiçbir ilişkisi olmadığını söylemek de doğru değil.

 Bakır bileklik artrit ve iltihap konusunda araştırma sonuçları

Eski hayvan çalışmalarında bakır içeren bazı maddelerin artritle ilişkili ağrı ve iltihap üzerinde etkileri araştırıldı.

1980 yılında yapılan bir çalışmada bakır içeren bir madde artritli hayvanların derisine uygulandı. Araştırmacılar hem bakırın deriden emildiğini hem de iltihapta azalma olduğunu bildirdi. Başka araştırmalarda da bakır içeren maddelerin artritli hayvanlarda ağrı ve iltihap üzerinde etkileri görüldü.

Yine aynı uyarıyı yapmak gerekiyor: Bakır içeren bir maddenin deriye sürülmesiyle bakır bileklik takmak aynı şey değil.

Fakat bu araştırmalar önemli bir soruyu açık bırakıyor:

Bakır bileklikten yavaş yavaş ayrılan ve deriye ulaşabilen bakır, bazı kişilerde özellikle temas ettiği bölgede lokal bir etkiye katkıda bulunabilir mi?

Bugün için bunun cevabı kesin olarak “evet” değil.

Ama mevcut araştırmalara bakıldığında “Böyle bir şey kesinlikle mümkün değildir” demek de gereğinden fazla kesin görünüyor.

Bakır bileklik kullananların anlattıklarına cevap

Bir insan “Bakır bileklik taktım, bilek ağrım azaldı” dediğinde bunu bilimsel deney yerine koyamayız.

Ağrı gün içinde bile değişebilir. Beklenti etkisi olabilir. Kişinin kullandığı ilaçlar, yaptığı hareketler veya başka birçok faktör sonucu değiştirebilir.

Fakat insanların yaşadığı deneyimi de sırf mevcut klinik çalışmalar ortalama bir fayda göstermedi diye yok saymak doğru olmaz.

Çünkü mekanizmanın bazı parçaları gerçekten gösterilmiş durumda:

Bakır metalinden terle bakır ayrılabiliyor. Metalik bakır insan derisine girebiliyor. Bazı bakır formları deri içinde tutulabiliyor. Bakır iyonlarının hayvan deneylerinde ağrı tepkisini azaltabildiğini gösteren çalışmalar da bulunuyor.

Eksik olan çalışma ise bütün bunları aynı anda ölçen güçlü bir insan araştırması.

Yani bir kişiye bakır bileklik takıp bileklikten ne kadar bakır ayrıldığını, kişinin derisine ne kadar geçtiğini ve bunun ağrıdaki değişimle ilişkili olup olmadığını birlikte ölçen kapsamlı bir çalışma henüz yok.

Bu nedenle iki uç cümleden de kaçınmak daha doğru:

“Bakır bileklik artriti tedavi eder” demek için yeterli kanıt yok.

Ama “Bakır bileklikten bakır geçmez ve ağrı üzerinde hiçbir şekilde etkili olamaz” demek için de bilimsel tablo o kadar basit değil.

Bakır bilekliklerin tarih boyunca neden bu kadar ilgi gördüğünü ve kimlerin kullandığını merak ediyorsanız “Bakır Bileklik Kullanan Ünlüler: Elizabeth Taylor’dan Coco Chanel’e Uzanan Bir Hikâye” başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.

CU29 bakır bileklik modelleri: Gerçek bakır bileklik

Cu29 un bakır hikayesi bambaşka. Lütfen tarihimizi okuyunuz.

Bakır bileklik kullanmayı düşünüyorsanız ürünün gerçekten bakır olması önemli.

CU29 bakır bilekliklerimiz, %99,9 saflıkta sertifikalı külçe bakırdan üretilir. Bakırın doğal görünümünü ve ciltle doğrudan temasını koruyan ürünlerimizi günlük kullanım için tercih edebilirsiniz.

Bakır bileklik tıbbi tedavinin veya doktorunuzun önerdiği ağrı tedavisinin yerine geçmez. Ancak bakır bileklik kullanmak isteyenler için kullanılan bakırın niteliği ve saflığı önemli bir seçim kriteridir.

%99,9 saf bakırdan üretilen CU29 bakır bileklik modellerimizi inceleyebilir ve size uygun modeli şimdi sipariş verebilirsiniz.